Havacılık

Tutkunlarına
sanalpilot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanalpilot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Havacılık dilinde CTOT adı verilen ve özellikle de Avrupa Hava Sahası içerisinde daha emniyetli ve ekonomik olduğu için yerde beklemelere sebep olan uygulamaya yakından bakalım.

Uzun bir süredir beklediğiniz yaz tatilini Antalya’da geçirmek üzere yola çıkmışsınız. O gün masmavi bir gökyüzü, ılık bir rüzgâr Sarayburnu’ndan Atatürk Havalimanı’na kadar açık bir yolda eşlik etmiş size. Hiçbir problem yaşamamış ve uçağa binmişsiniz. Ancak bir anons başlamaz mı?

Bakalım ne diyor kaptanınız: “İyi günler sayın yolcularımız, uçağımıza hoş geldiniz. Ancak, bizler hazır olmamıza rağmen İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki yoğun trafik nedeniyle yaklaşık 15 dakika sonra motorlarımızı çalıştıracağız ve başka bir gecikme olmaz ise 30 dakika sonra da Antalya Havalimanı için kalkışa geçeceğiz. Anlayışınız için şimdiden teşekkür eder saygılarımı sunarım.”

İşte bu beklemelerin nedenleri her zaman merak konusu olmuştur. Siz böyle yoğunluklarda lütfen arkanıza yaslanın ve bekleyin. Hepinize keyifli bir yolculuk dileriz.

CTOT NEDİR?
Havaalanında belirli bir gün ve saatte iniş veya kalkış amacıyla alt yapının tamamını kullanmak üzere verilen izindir. Uçaklar bu zaman diliminde iniş ve kalkış yaparlar. Uçakların bir hava sahasında veya havaalanında bulunabilmeleri için ilgili hava trafik servisi tarafından hesaplanmış bir kalkış zamanı verilir. Bu zamana havacılık dilinde CTOT (Calculated Take Off Time) denir.

Hava trafiğinin akışının emniyetle yönetilmesi için sıralandırmalara, uçaklar arası belirli mesafeler koymaya, iniş ve kalkışlarda kapasitelere uygun sayıda uçak alınmasına ihtiyaç vardır. CTOT uygulanan havaalanlarının saatlik kapasiteleri tespit edilirken havaalanındaki; hava sahası, pist, apron ve terminal ile diğer kolaylıkların kapasiteleri dikkate alınır. Şimdiden hepinize keyifli uçuşlar diler anlayışınız için teşekkür ederim.

AnadoluJet Magazin - Temmuz 2011

Yazı: Kayhan Alakoç

ATMOSFER TANIMI : Dünyamızı saran hava kütlesidir. Atmosfer hacminin yaklaşık olarak % 21’ ini oksijen, % 78’ ini azot ve % 1’ ini asal gazlar oluşturur. Büyük bir kısmı 30.000 feet altında olan su buharı ise uçuş için asıl tehlikeyi oluşturan faktördür. Atmosferin kalınlığı yaklaşık olarak 1.000 mildir. Atmosferi oluşturan havanın toplam ağırlığının yarısı 18.000 feet altında, ¼’ ü 18.000 – 40.000 feet arasında, diğer ¼’ ü ise 40.000 feet ile 1.000 mil arasındadır.


STANDART ATMOSFER
Hava araçlarında uçuşla ilgili hesaplamalar standart atmosfer değerleri temel alınarak yapılmaktadır. Fakat standart atmosferik şartlara her zaman rastlamak mümkün değildir.

Deniz seviyesinde standart atmosfer ;
Sıcaklık : 59 ºF veya 15 ºC
Basınç : 29,92 inç / civa
Nem : Yok
Yoğunluk : % 100

ATMOSFERİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

HAVANIN AĞIRLIĞI: Dünyamızı çevreleyen atmosferi oluşturan havanın, diğer tüm maddeler gibi bir ağırlığı olmasıyla beraber, suya nazaran 800 defa hafif olması, uçuş hadisesinin temel nedenini oluşturmaktadır. Bu ağırlık bir basınç meydana getirir ve “atmosfer basıncı” olarak isimlendirilir.

Yoğunluk ise birim hacimdeki havanın ağırlığı, yani kütlenin hacime oranıdır. Standart atmosfer şartlarında 1 m³ havanın ağırlığı 1.293 gram iken 20.000 metre yükseklikte bu ağırlık 96 grama düşer. Uçakların tasarımında çok önemli bir husus olan bu yoğunluk farkının sonucu olarak uçak tiplerine göre bir “uçuş tavanı” ortaya çıkar.

HAVANIN BASINCI: Havanın sahip olduğu yoğunluktan dolayı bulunduğu yere uygulamış olduğu kuvvettir. Atmosfer basıncı deniz seviyesinde en yüksek değerine ulaşır. Yukarı çıkıldıkça üstte kalan hava miktarı azaldığı için basınç da azalır. Temel olarak hava basıncının yükseldikçe her 1.000 feet’ te 1 inç / civa azaldığı kabul edilmektedir.

HAVANIN SICAKLIĞI: Yoğunlukla alakalı olup ters orantılıdır. Hava sıcaklığının, yükseldikçe her 1.000 feet irtifada 2 ºC azaldığı kabul edilir.
Yoğunluk ;
n Basınçla doğru,
n Sıcaklık ve rutubet ile ters orantılıdır.

HAVANIN VİSKOZİTESİ: Havanın yapışkanlık özelliğidir. Uçuş esnasında hava filelerinin küçük bir kısmı yüzey üzerine yapışarak yaklaşık bir kağıt kalınlığındaki sınır tabakasını oluşturur. Bu yapışkanlık nedeniyle sınır tabakasını oluşturan hava molekülleri uçağın kanadına nazaran hareketsizdirler.


QNH : Havaalanındaki hava basınç değerinin ICAO standart atmosferine göre ortalama deniz seviyesine indirilmesi sonucu bulunan değerdir. Altimetre QNH değerine ayarlandığında uçağın veya havaalanının deniz seviyesinden olan irtifasını gösterir.

QFE : Basıncın yatay dağılımı zaman ve yere göre değişiklik gösterir. Havaalanı basıncıdır. Ayarlandığında, altimetre meydanda sıfır irtifayı veya uçağın meydandan olan irtifasını gösterecektir.

QNE : Bu değer ATC tarafından pilota yüksek irtifası olan meydanlara inişte veya ONH/QFE verilmediği zaman kullanılır. Bu bir altimetrik basınç değildir ancak inişlerde 1013.25 Mb ayarlandığında basıncı feet olarak uçağın altimetresinde gösterir. QNE pist eşiğinin gerçek basınç irtifasıdır.

ALTIMETRİK BASINCI İFADE EDEN HARFLERİN ANLAMLARI NELERDİR?

Q : Qualified ; Ölçümlendirilmiş (kod)
QFE : (FE) Field Elevation (Yerden Yükseklik)
QNH : (NH) Natural Horizon (Doğal Ufuk : deniz ile semanın (gökyüzünün)  birleştiği hat)
QNE : (NE) Natural Earth (Doğal Arz)


Türk Hava Yolları'nın İstanbul-Malaga seferini yapan Boeing 737-900ER tipi uçağı, Malaga Türk Hava Yolları (THY) İstanbul-Malaga seferi sırasında pisti 'pas geçerek' olası bir kazanın önüne geçen uçağın pilotu, meslektaşlarından tam not aldı.